Hz. Musa (a.s.) gibi iman etmek, Hz. Musa (a.s.) gibi Allah'a güvenmek, Hz. Musa (a.s.) gibi Allah'ın yardımından asla ümit kesmemek...
Samiri, Hz. Musa ve müminlere ihanet ettikten sonra çölde tek başına sürünerek yaşadı. Tek başına çölde sürünürken de “özgürüm ben” diye ahmakça sürünmeyi özgürlük sanıyordu. Münafık böyle ahmak ve akılsızdır. Müthiş keriz ve enayidir, ama kendini özgür zanneder.
İsrail ile Filistin arasındaki kavgayı Allah’ın izniyle bitireceğiz. İkisi de Peygamber soyu olan bu iki halkın kardeş olarak yaşamasını istiyoruz. Masum bir Filistinli şehit eden de masum bir Musevi’nin canına kıyan da zalimdir. Biz her türlü zalimliğe karşıyız. Filistinli canımız kardeşlerimizin huzur ve güvenlik içinde yaşamasını istiyoruz. Hz. Musa’nın bizlere emaneti olan Musevilerin her yerde güvenlik bulmasını istiyoruz. Allah’ın izniyle bu güzel barış ortamı Mehdiyet döneminde oluşacak.
Hz. Musa’yı yaratan Allah aynı anda Firavun’u yaratıyor. İkisine de gücü veren Allah. Hiç kimse Allah’ın emrinin dışına çıkamaz. Şu tarihte şu münafık şu şu eylemleri yapacak diyor Allah, münafık bunu aynısıyla yapar. Dışına çıkamaz.
Museviler Hz. Musa (as)’ı seven, Tevrat’a uyan, bizim dinimize saygılı, Allah’ın bir olduğunu söyleyen, ahirete, cennete, cehenneme inanıyorum diyen, Allah’ı seven, güzel ahlaklı insanlardır. Böyle insanlara olumsuz bir bakış açısıyla yaklaşmak bizim dinimize göre de çok yanlış olur.
Elçilerin etrafında onu çok seven insanlar olması tarih boyunca tüm münafıkların içine oturmuştur. Firavun yazıtlarında dahi Musa’nın çevresinde onu çok seven insanlar olması kayda geçmiştir. Allah’ın elçileri insanlara çok sevdirmesine münafıklar hep haset etmiştir.
Samiri hem haysiyetsiz hem namussuz hem hırsız hem dolandırıcıydı, ama Müslümanların Hz. Musa’nın yanından ayrılıp kendi yanında toplanmasını istiyordu. Münafık ahmak olduğu için Müslümanların elçinin etrafından dağılıp kendisinin yanında toplanacağını zanneder.