Kuşlar Nasıl Uyur?
Kuran’ın Tıp Alanındaki Mucizeleri
Bilim ''uyumadan uçan kuşlar''ı araştırıyor
Hz. Muhammed (sav): ''İnsanlar uykudadır, ölümle uyanırlar''
Sayın Adnan Oktar'ın 31 Ekim 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar
Sayın Adnan Oktar'ın 12 Haziran 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar
Temmuz 09 2018, 13:33
Haziran 15 2018, 21:54
Haziran 14 2018, 05:54
Mayıs 27 2018, 02:01
Nisan 02 2018, 16:33
Ekim 26 2017, 23:01
Mayıs 26 2016, 20:27
Aralık 12 2015, 14:33
İnsanlar uyanma hissinin keskinliğiyle ölümü net olarak anlar. Mümin ölümden dirildiğinde “zorlu bir rüya gördüm, şimdi normal hayata geçtim” diyecek. Açlık, yokluk, hastalık, acı, ağrı olmayan bir dünyaya uyandığı için, bu dünyada yaşadığı hayatı zorlu bir rüya gibi gelecek ona. Ölüm sonrasında hiçbir anda mümin için tedirginlik duyacağı, korkacağı en küçük bir olay olmaz.
Allah uykuyu acz olarak yaratmıştır. Uyku, her gün insanların ölümü tatması için özel olarak yaratılıyor. Her gün her insan mezara girer gibi yatağa girip bir nevi ölüme gidiyor. Ama çoğu insan düşünmediği için bunu normal karşılıyor.
Her insan gece uyuduğunda bir nevi ölüme yatar. Sabah kalktığında çok net pırıl pırıl bir dünyaya uyanır. Dünya hayatı ve ahirete kalkış da buna benzer. Bu hayatımız bir çeşit uykudur. Bildiğimizden daha farklı bir uyku. Ölümle bu uykudan uyanıp çok daha net, keskin, aydınlık bir görüntüyle karşılaşacağız.
Dünyadaki yaşam uykudur, bir rüyadır. Gerçek netlik, gerçek yaşam ölümdür. Ölüm, çok berrak, keskin bir canlanıştır. Ölümle birlikte mümin o andan itibaren çok rahat olur, en ufak bir sızıntı, tedirginlik, korku hissetmez. İnsan çok olağanüstü olaylar görecek ama mümin hiçbirinden heyecanlanmayacak. Hayret edilecek şekilde huzurlu olacak. İşte bu, Allah’ın verdiği sekine iledir. Müthiş bir sakinlik olur. Müminin sorgusu da çok hızlıdır, bir süs olarak yaratılmış bir olaydır.
Allah’ın ilmi ve aklı çok yüksek. İnsan her şeyi kavrayamıyor. En ufak bir hafıza oynamasında insan bambaşka bir şeyle karşılaşabilir ya da olayın aslını anlayamayabilir. Mesela insan rüyada çeşit çeşit boyutlara giriyor. Rüyada çok detaylı ve net bir olay yaşıyor. Uyandığında “bunu unutmayayım” derken yavaş yavaş tüm rüya hafızasından siliniyor. Ondan sonra ne kadar uğraşsa o rüyayı hatırlayamıyor. Hafıza oynaması bu tarz bir şeydir. Ya da bazen rüya çok net oluyor, rüyada uyandığını düşünüyor, sonra bakıyor o da rüya. Hala yatağında uyuyor olduğunu anlıyor.
İnsan öldüğü anda ahirete geçer. Ebedi uyku diye bir şey yoktur. İnkar edenlerin canı alınırken müthiş azapla canları alınır. Feci şekilde canı alınanın uyuyacak hali olmadığı açıktır. Mümin canı ise huzur içinde alınır, o da hemen ahiret nimetlerine kavuşur. Zaman yok ki ölümden sonra bekleme süresi olsun.