Atmosferi Taklit Çabası ve Biyosfer Projesinin Hüsranı
Sosyete toplantılarında yaşlı insanlar geliyor. Kimi böbrek taşı için, kimi tansiyon için, kimi kanser için ilaç alıyor. Orada kimse kendini sezdirmiyor. O günkü bakımlı ve neşeli hallerini gösteriyorlar. Evdeki hallerini ve acizliklerini göstermiyorlar. BİR SONRAKİ SENE ÜÇTE BİRİ YOK, TOPRAK ALTINDA. Ama onların yerine yeni bir üçte bir geldiği için etkilenmiyorlar. 1920’LERİN GÜZELLİK KRALİÇELERİNİN HİÇBİRİ YOK. Onlara o yıllarda 80-90 yıl sonrasını hatırlatsan, çok artistik hareketler yapar, gelecekteki durumlarını akıllarına dahi getirmezler. AMA HEPSİ TOPRAK ALTINDALAR. Hepsi geri toprağa dönüyorlar. 80 YIL SONRA ŞU ANKİ MANKENLERİN BİR TANESİ BİLE KALMAYACAK.
Toprağın altına girdiğinde bu dünyadaki gibi şarap tadamayacak. Yerin altında ona şarap servisi yapılmayacak. ŞARABI İÇECEK DUDAĞI KALMAYACAK. ŞARABI KOKLAYACAK BURNU KALMAYACAK TOPRAĞIN ALTINDA. Hayatına şarapla renk katmaya çalışıyor. O acı, lezzetsiz, kötü içkiyi önemli bir şey halinegetirmeye çalışıyor. Eğer şarap hayatındaki en büyük zevkiyse, bomboş geçen bir hayat demektir o. OYSA MUTLULUĞUN TEK KAYNAĞI KURANDIR.
Toprak çok büyük bir nimettir. Bir karış toprak olsa mutlaka bir şey ekilmesi, mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Tek elma ağacındaki akıl milyonlarca insanda yok. Ağaç her türlü minerali, vitamini tanıyor, yeterli oranda alıyor ve gereği gibi kullanıyor. Meyvenin içine topraktaki zararlı hiçbir şey geçmiyor, ağaç mükemmel bir arıtma sistemi kullanıyor.
Bitki toprağın içinden gereken malzemeyi seçip fabrikadan daha üst teknolojiyle meyvenin sebzenin içine tek tek eşit miktarda yerleştiriyor. Bitkinin aklı insan aklından milyonlarca kat üstün. Her bir minerali, vitamin, proteini tanıyor, seçiyor, alıyor, ürünlerine eşit dağıtıyor.
Meyvenin topraktan vitamin, mineral ve protein elde etmesi başlı başına çok büyük bir mucize.
Eylül 08 2014, 21:23