Sayın Adnan Oktar'ın 11 Ocak 2018 tarihli sohbetinden önemli başlıklar
Maddenin gerçeğini anlayan kişi; || Gerçeği kavramak
Atomun yapısı, || Maddenin aslı
Beyinde yaratılan maddenin aslı: || Allah'ın sanatı
Zürih'te Maddenin Ardındaki Sır Konferansı
Evrim Aldatmacası ve Maddenin Ardındaki Sır Konferansları
Ocak 11 2026, 12:24
Kasım 30 2025, 02:35
Kasım 30 2025, 01:47
Kasım 30 2025, 01:40
Temmuz 06 2018, 10:09
Mayıs 01 2018, 13:11
Nisan 02 2018, 16:33
Ruh beynin değil beyin ruhun içindedir. Ay, Güneş, evren, evlendiğinde eşi, iş yeri, sahip olduğu evler, arabalar hepsi beynin içinde oluşur. Beyin de ruhun içindedir. Dışarıda sadece gölge varlık vardır.
Dünyaya ilk geldiğimizde insan ilk başta şuurlu bir değerlendirme yapamıyor. Okul bitirilir, üniversiteye gidilir, evlenilir, herkes hayat mücadelesi içinde yaşamaya çalışır diye biliyor büyük çoğunluk. Ama dikkatlice baktığımızda her şeyin beynimizin içinde yaratıldığını ve dışarıda maddenin sadece gölge varlık olarak olduğunu görüyoruz. Tek bir saate, tek bir bardağa baktığımızda Allah’ın varlığını açıkça görüyoruz. Allah’ın varlığını görür görmez, tek bir atomun yapısında muhteşem bir Akıl ve düzen olduğunu da görüyoruz. 15 milyar yıldır hareket eden atomlar bir kez bile birbirine çarpmıyor. Bir elektronun içindeki alemi düşünün. Allah’ın büyüklüğü muazzam. Bu muazzam büyüklük karşısında okul bitirmek, iş sahibi olmak vs hayatın tek amacı olamaz. Ve hayatının tek amacı Allah olan insan için hayatının her detayı mükemmeldir, yağ gibi akar.
Münafık ruhu olmadığı için maddenin hakikatini hiçbir zaman anlayamaz. Tarif edilse bile bir türlü kavrayamaz. Bu harika bir durumdur. İstenildiği kadar tarif edilsin bir türlü anlayamaz ve kavrayamaz. Çünkü ruhu yoktur. Makina gibi bir varlıktır.
Sen de beyninin içindesin kainat da beyninin içinde. Birisi var görüyor seni gördüm diyor, birisi var portakalı tadıyor ve biliyor, birisi var gülü kokluyor kokusunu biliyor. Bunların hepsi beynin içinde mercimek kadar yerde oluyor. O mercimek kadar yer nerede diye baktığımızda ruhun içinde olduğunu görüyoruz. İnsan kendi kendisinin içinde, kainat insanın içinde. Tek başına bu konu Allah’ın varlığının anlaşılması için yeterlidir.
Maddenin hakikati konusunda bilim samimi olmalı. Maddenin ruhun bir inancı olduğunu samimi olarak açıklamalı. Araba 50 metre uzakta diyor. Peki neye göre? Beynin içindeki yoruma göre. Dışarıda gölge varlıklar var, iddia edildiği tarzda madde yok. Maddeye dair bilgimizin tamamı ruhun yorumuna dayalıdır.
Ahireti ve dünyanın amacını doğru anlamaları için insanların önce temeldeki bakış açılarını bilimsel, doğru zemine oturtmaları gerekiyor. İnsanlar madde var, maddeden ruh meydana gelir inancındalar. Beynimiz olmasa his, duygu, şuur olmaz sanıyorlar. Tam tersine ruhtan madde meydana geliyor. Elde somut olan delil ruh. Maddeye ait somut delil yok. Ama ruha ait somut delil var. Madde inanç olarak var. Olması gerekir diyoruz. Neye göre? Beynimizin içinde ruhun gördüğüne göre. Beynimin içinde gördüğüme göre dışarıda da olması gerekir diyor insanlar. Dolayısıyla madde inanç olarak var, ruh ise kesin somut olarak var. Ruhun meydana getirdiği imaja madde diyoruz. Bu bilimsel bir gerçek. Bunu anlayan ahireti, dünyanın gerçeğini de çok net anlar.