Sebepler Allah’ın sanatıdır. Su barajdan geliyor diyorlar aslında su o anda musluğun ağzında yaratılıyor.

Adnan Oktar’ın 19 Kasım 2016 tarihli A9 TV röportajından


ADNAN OKTAR: Şimdi Cenab-ı Allah burada mesela güzel masalar meydana getirmiş, paravanlar var, küçük biblolar yaratmış. Mesela kristal camdan kuşlar yaratmış, istese Allah o kuşlar uçar bu kristal kuşlar, kanatlanıp uçar yani. Cennette öyle ama burada aklın ihtiyarının kalkmaması için her şey sebep denen muazzam bir sanat üstüne oturtulmuş. Mesela banyoya gidiyorum suyu açıyorum şırr su akmaya başlıyor. “Nereden geliyor?” diyoruz. “Barajdan geliyor” diyor. Barajdan gelmiyor, orada musluğun ağzında yaratılır su. Bak duvarda da değil musluğun tam çıkış ağzında yaratılır. Ama aklın ihtiyarı kalkmayacağı için gayet normal karşılıyoruz. Elektrik prizleri var, fişi taktın mı yapılmadık iş yok. Televizyon, radyo, kurutma makinesi, çamaşır, buzdolabı. Yarım santim bir boşluk var küçük bir yer, pozitif elektriğin geldiği yer yarım santim ancaktır oradan her şey yapılıyor. Koskoca ev aydınlatılıyor, yemekler pişiriliyor, ev ısıtılıyor. Televizyon seyrediyorsun, tıraş makinesi çalışıyor aklına gelen her şey. Sadece o boşluğu Allah sebep kılıyor. “Burada ne var?” diyorsun “burada elektrik var” diyorlar. “Nereden geliyor?” diyoruz “santralden geliyor” diyor. Santralden falan geldiği yok, elektrik de yapmıyor onu doğrudan Allah yapıyor elektrikle falan alakası yok, doğrudan Allah yapıyor. Mesela ışığı Allah doğrudan yaratıyor. Ama sebep denen muazzam bir sanat sistemi var. Aynı hücredeki karmaşa nasılsa incelik detaylar dantel gibi, ondan daha karmaşık dantel gibi bir mana sistemi var sebep sistemi. O şu an faal durumda. Mesela konuşmak istiyoruz, içimizden niyet ettiğimizde konuşma hemen başlıyor. Ağızda gırtlakta konuşma olmaz öyle bir şey yok. Ama anında konuşmayı duyuyoruz. Hz. İsa Mesih (as) o için diyor ki bak: “Eğer gerçekten tam iman etseniz suyun üstünde yürürsünüz” diyor. Yani şöyle; suyun üstünde yürüme, asfaltta yürüme gibi insan bir inansa. Yani asfaltta nasıl yürünüyor çok normal değil mi? Suyun üstünde de öyle yürünebileceğini normal bilse insan, suyun üstünde yürür insan, batmaz. Yani bütün mesele onun sebep sistemi içerisinde ona insanın kesin inanması. Kesin inandığında hepsi oluyor. Mesela düğmeye bastın mı ışık yanıyor. Halbuki mucize olarak dense adamın aklı durur, değil mi? “Sen bir yere basacaksın her yer pırıl pırıl aydınlık olacak” desen adam inanmaz. Düğmeye basar basmaz her yer birden aydınlanıyor. O düğmeyi Allah sebep kılmış. Ama kesin inanıyor o düğmeye o. Yani elektrik kesilmesi dışında kesin inanıyor. Bastın mı aydınlanıyor.

Sebebi kitap haline getirmek lazım. Sebep sanatı çok hayati bir sanattır. Yani aynı kainattaki sistem gibi ama onun daha karmaşığı ve daha zorudur. Mesela gölgeyi Allah ışığa sebep yapıyor. Gölgeyi yaratmak çok zordur. Yani ışıktan çok daha zor. Çünkü gölgenin her açısının düzgün olması gerekiyor tam, bir de fizik kanunlarına uygun olmuş oluyor. Fizik kanunlarını biliyorsunuz, ışık nereden vuruyorsa gölge hepsine uygun şekilde böyle mühendislik harikası olarak düzgün düşmesi gerekiyor. Kusursuz bir gölge sistemi meydana getiriyor Allah. Bunu kitap haline getirebiliriz.