Dokunma hissini nasıl algılıyoruz?

Adnan Oktar’ın 15 Şubat 2017 tarihli A9 TV röportajından


ADNAN OKTAR: Dokunma nasıl oluyor?

OKTAR BABUNA: Dokunma da bilim adamları diyorlar ki; “Atomların elektronları var. Elektronların birbirini itme gücü var.” Bunlar hiçbir zaman birbirine tam olarak değemiyorlar normalde.

ADNAN OKTAR: Tamam.

OKTAR BABUNA: Bunlar birbirini ittiği zaman derimizde alıcılar var. Bu alıcılarda deformasyon meydana geliyor. Yani eğilip bükülme gibi değişiklikler meydana geldiğinde bunlar elektrik sinyali oluşturuyorlar. Bunların, alıcıların çeşitlileri var. Kimi titreşime hassas, kimi sıcağa.

ADNAN OKTAR: Elde ve vücudun her yerinde.

OKTAR BABUNA: Evet her yerinde vücudun.

ADNAN OKTAR: Sen bir daha anlat bakayım hele bu işi bana.

OKTAR BABUNA: Atomlar birbirini itiyor yani elektronlar.

ADNAN OKTAR: Tamam itiyor.

OKTAR BABUNA: Onlar ittiğinde derideki alıcılar var. Alıcılarda bir eğilip bükülme meydana geliyor fiziksel değişiklik.

ADNAN OKTAR: İtmenin derecesine göre.

OKTAR BABUNA: Evet. O değişiklik meydana geldiğinde bunlar elektrik sinyali oluşturuyor aynı prensiple sinirlerde. Tuz içeri giriyor potasyum dışarı çıkıyor. O atlaya atlaya gitmeye başlıyor beyine doğru.

ADNAN OKTAR: Nasıl atlıyor bu?

OKTAR BABUNA: Sinir kabloları var. Ama kabloların aralarında boğumlar var. Allah hızlı gitsin diye üzerine kablo sarmış ama aralarında da kablonun aralık olan bir yerler var. O aralıkları atlaya atlaya gidiyor elektrik sinyali. Böylece çok süratli gidiyor. Normalde daha yavaş giderdi öbür türlü.

ADNAN OKTAR: O ara ara öyle mi?

OKTAR BABUNA: Evet ona nod deniyor.

ADNAN OKTAR: O atlamanın sistemi nasıl oluyor?

OKTAR BABUNA: Kablo sarılı olduğu için araları boş olduğu için.

ADNAN OKTAR: O araları boş aralarda neler oluyor yani?

OKTAR BABUNA: Sadece boş aralarda elektrik sinyali oluşabiliyor. Burası kabloyla sarılı olduğu için orada oluşmuyor. Böylece sadece aralıktan aralığa atlıyor elektrik sinyali.

ADNAN OKTAR: Orada da potasyum efendim sodyum oluyor mu?

OKTAR BABUNA: Evet sodyum ve tuz hareketleri oluyor bu aralıklarda. Sodyum içeri giriyor elektriğini yükseltiyor hücrenin bu elektrik sinyali sonra bir üst nodüle atlıyor, aralığa atlıyor.

ADNAN OKTAR: Sert, yumuşak, soğuk, sıcak.

OKTAR BABUNA: Sıcak, köşe, kenar.

ADNAN OKTAR: Kenar hepsini biliyor hücre. Bunu götürüyor beyine.

OKTAR BABUNA: Beyne götürüyor.

ADNAN OKTAR: Elektrik akımı olarak karmakarışık iki elden ve bütün vücudun her tarafından akımlar geliyor. Ayaklardan hepsinden geliyor.

OKTAR BABUNA: Evet hepsinden geliyor.

ADNAN OKTAR: Bunu tek tek iki ayağını da ayrı ayrı fark ediyor. Ayağının birinde mesela acı oluyor onu ayrı hissediyor, sertliği hissediyor, bir elindeki soğuğu, öbür elindeki sıcağı.

OKTAR BABUNA: Hissediyor.

ADNAN OKTAR:  Bir elindeki bir şey keskinse onu görüyor hissediyor.

OKTAR BABUNA: Titreşimse titreşimi hissediyor.

ADNAN OKTAR: Bunların toplamı hepsi beyine geliyor. Ve o merkezde bunların hepsi ayrı ayrı bütün vücutta ne şekilde olduğuna dair bilgi oluşuyor. Sonunda bunu dokunma hissi olmadan, dokunmadan biri hissediyor.

OKTAR BABUNA: Hissediyor evet.

ADNAN OKTAR: Bütün vücudu hissediyor yani dokunmadan hissediyor birisi. Evet, bunu bilmiyorum yani bir insan bunu bile bile nasıl gaflete düşer ben anlamıyorum. Bayağı vahim. Cenab-ı Allah bak ne diyor; “Zalim, cahil ve nankör” diyor. Akıl alacak gibi değil.