Kötülüğe karşı en güzel hareket nedir? (İzleyici sorusu)

Adnan Oktar’ın 21 Ekim 2017 tarihli A9 TV röportajından


İZLEYİCİ SORUSU: Kötülüğe karşı en güzel hareket nedir?

 

ADNAN OKTAR: Kötülüğe karşı en güzel hareket kötülüğü engellemek. Mesela ben normalde it-kopuk takımına, çakallara cevap vermem. Ama üç beş kişilik bir çakal ordusunun kendini adam zannetmesi tabii ki makul bir şey değil. Mutlaka kanunla hukukla bu aşağılık adamların kafasının ezilmesi ve hak ettikleri karşılığı alması gerekiyor. Yoksa ben hoşt bile demem adi insanlara yani karaktersiz insanlara. Muhatap da olmam. Ses çıkartmazsan kendini bir şey zanneder. Ama ölçüyü akıllı tutmak lazım. Tabii yani tam gerçekçi, tam doğru olan tarzda hareket etmek ve kanun hukukla hareket etmek gerekiyor. Yani böyle taşkın hareketler falan olmaz veyahut işte gerçek olmayan sözlerle olmaz.

Ama en baştan kötülüğün önlenmesi Darwinist materyalist ideolojiye karşı mücadeleyle olur. İman hakikatleri, Kuran mucizelerinin anlatılmasıyla olur. Ama buna rağmen kötü olur, Allah tarafından mutlaka kötü yaratılır. Yani sen istediğin kadar Kuran mucizesi anlat, istediğin kadar iman hakikati anlat, Darwinizmin geçersizliğini anlat, kötünün yaratılması gerekir zaten. Mesela Allah bizim yanımıza mutlaka pislik adamlar gönderiyor. Mesela lağım gibi insanlar geliyor ve gidiyorlar da. Mesela içlerinden, kendiliğinden giden de var mesela kendi halinde normal. Mesela makul bir insan olarak geliyor, makul bir insan olarak da gidiyor. Ama aşağılık bir köpek olarak geliyor, haberimiz olmuyor. Aşağılık bir köpek olarak hırlayarak, havlayarak gidiyor.

Bu bizim imtihanımız için mutlaka gerekli. Yoksa bir elimiz yağda bir elimiz balda rahat, böyle bir imtihan olmaz. Mutlaka bu lazım. Yani kötülüğe karşı iyilikle. Şimdi İncil'de vardır o yani sağ yanağın, sol yanağın.. Şimdi tamam o da bir yöntemdir ama adam kurulmuş makine gibi bütün insanlığa bela saçan bir mahluk. Buraya geliyor ahlaksızlık yapıyor ama buradan gidiyor yine ahlaksızlık yapıyor. Başka yere gidiyor dolandırıyor. Bir başkasına gidiyor mesela farz edelim devletin kurumlarındaki insanları gidip dolandırmaya kalkıyor. Gariban ticaret ehlini dolandırmaya kalkıyor. Oradan gidiyor bir başkasına başka türlü bir ahlaksızlık yapıyor. Gidiyor bir başka yerde başka üçkağıtçılık yapıyor. Şimdi sen tamam sağ yanağına vurana sol yanağını çevir.. Adama ses çıkartmazsın çeker gider. Ama bu bir mikrop yani mikroba tentürdiyot gerekir. Bu da kanunla hukuklu olur, akıllı olur. Yoksa mikrobu bırak ama kime ne yapıyorsa yapsın. Bu olmaz, tamam sen yanından gitmişsin. Bu bünyenden o pislik gitmiş. Yani o kirden, o pislikten kurtulmuşsun. Ama gider başkasının yakasına yapışır pislik. Serseri mayın gibi.

O yüzden böyle cemiyet mikropları, aşağılık adamları, ahlaksız adamları hem deşifre etmek hem ahlaksızlığını nezaketiyle anlatmak hem de hukuki tedbirler almak hayati bir konu. Genel olarak söylüyorum yani belirli 3-5 kişi 10 kişi için söylemiyorum. Dünyanın her tarafı için bunu söylüyorum. Bazı insanlar diyor, bana dokunmayan yılan bin yaşasın işte defoldu gitti pislik, ne yapacağım falan diyor. Tamam, gider başkasına yine pislik yapmaya devam edecek. Hukukla, kanunla kafasını ezeceksin. Yani cemiyet mikrobu bir insan cemiyetin içinde olmaz. Buna akılcı yaklaşmak gerekir.