Eli kanlı diktatörler ve iktidar hırsı - Kartal Göktan

ELİ KANLI DİKTATÖRLER VE İKTİDAR HIRSI - KARTAL GÖKTAN

KARTAL GÖKTAN: Suriye'deki genel gidişata bakıldığında yaklaşık 3 senedir devam eden iç savaşın bitmesinin bir süre daha mümkün olmadığı öngörülüyor. Konu tamamen kilitlenmiş durumda. Amerika da dahil hiçbir ülke çözüm üretemiyor. Esad görevini bırakmaya veya yetkilerini paylaşmaya yanaşmıyor. Hala Suriye Devlet Başkanı sıfatını taşıdığı iddiasında.

Peki, gerçekten böyle bir sıfat var mı? Ortada Suriye diyebileceğimiz bir ülke kaldı mı ki başkanından bahsedelim? Şehirler yerle bir, terk edilmiş, bölünmüş, yıkık ve harap, bomboş araziler, harabeye dönmüş binalar, mutsuz bir halk. Her yer kan, gözyaşı ve acı dolu. Şiddete karşı şiddet, kısır bir döngü.

Birleşmiş Milletlerin bu ay içindeki açıklamasına göre, Suriye'de iç savaş nedeniyle her ay yaklaşık 5 bin kişi hayatını kaybediyor. Şu ana kadar 100 binden fazla insan öldü. Çocuklar, yaşlılar, kadınlar. Her gün ortalama 6 bin kişi komşu ülkelere sığınıyor. Şu ana kadar ki toplam sığınmacı sayısı 1.8 milyon. Suriye'nin toplam nüfusu yaklaşık 18 milyon. Yani ülkenin onda biri ülkeyi terk etmiş durumda. Bir o kadarı da hayatını kaybetmiş, sakat kalmış, evsiz barksız kalmış. Kalanlar ise yardıma muhtaç. Güvenlik yok, yiyecek yok, eğitim yok, yeterli sağlık hizmeti yok, iş yok. İç savaşın bilançosu çok ağır. Mahvolmuş bir ülkeden bahsediyoruz.

Peki, bu nasıl bir devlet başkanı ki, kendi ülkesinde iç savaşa neden olmuş, kendi halkını katletmiş, halen de katletmeye devam ediyor? 13 Yıldır süren iktidarının sonuna geldiğini kendisi de bilmesine rağmen, hala başkan sıfatıyla geçireceği sayılı günlerin hesabını yapıyor. Muhaliflerin daha önce ele geçirmiş olduğu bölgeleri geri aldığına seviniyor. Halbuki bu bölgeler bomboş, yıkık araziler artık. Bu nasıl bir bakış açısı, nasıl bir vicdan, nasıl bir ahlak? İktidar hırsı denen bu şeytani arzu böyle bir şey demek ki, gözünün önünde kendi halkından çocuklar, yaşlılar, kadınlar ölürken ve bunu durdurmak elindeyken hiçbir şey yapmamak, iktidarını sürdürmek için her türlü şiddete göz yummak.

Babadan oğula miras kalan iktidar, beraberinde iktidar hırsını da getiriyor çoğu zaman. Baba Hafız Esad da 30 yıl boyunca iktidarı bırakmamıştı. Aslında Orta Doğu coğrafyasının yakın tarihinde hep birbirinin izinden giden diktatörlerle karşılaşıyoruz.

Kaddafi, Saddam, Habaş, Abdülnasır, Mübarek, Burgiba, Rıza Şah Pehlevi. 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Müslüman Arap halkları hep Darwinist komünist rejimler ve liderler tarafından yönetildi. Sömürgeci ülkeler tarafından Arap devletleri komünistleştirildi. Komünist hareket Irak'ta ve Suriye'de siyaset içinde Baas Partisi adını aldı ve on yıllarca süren iktidarlar süresince komünist kadrolar devlet ve ordu sistemi içinde en derin noktalara kadar yerleştiler.

İktidar uğruna her türlü vicdansızlığı, ahlaksızlığı yapmakta beis görmeyen komünist liderler kendi halklarına büyük acılar yaşattılar. Ama en önemlisi hepsinin ideolojisi aynıydı. Hepsi Avrupa'da Darwinist, materyalist eğitimle yetiştirilmişti. Baskı, zulüm, çatışma ve şiddete dayalı yönetim şekilleri ortak özellikleriydi. Onlar deccalın birer askeri oldular. Deccaliyete hizmet ettiler. Beşar Esad da, deccalın askeri olarak anılmaktan imtina etmeli, Mehdi (as) taraftarı olmayı istemeli, Mehdiyet'e tabi olmalı, barışı, sevgiyi esas almalı. İttihad-ı İslam için gayret göstermeli. O zaman kendisi de kurtulur, ülkesi de. Kilitlenen Suriye sorunu çözmenin yolu illaki İttihad-ı İslam'dan ve Mehdiyet'ten geçiyor. Bunun haricindeki hiçbir çözüm girişimi kalıcı bir sonuç getirmeyecektir.

 


 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500