Bal arısındaki mucize

Yüce Allah insanların düşünmesi için balarılarında bir çok mucize yaratmıştır. Şimdi bu mucizelerin bazılarını sırasıyla inceleyelim

ARILARIN DANSI

Yiyecek kaynağının bulunabilmesi için kaynağın kovana uzaklığı, yönü, zenginliği gibi bilgiler arıların 8 şeklini çizerek yaptıkları dansta gizlidir. Arı, sekiz şeklini, kuyruk kısmını titreterek zig-zaglar halinde çizer ve böylece çiçek kaynağının tam yönünü verir.

ARILARIN YÜKSEK ISI OLUŞTURARAK DÜŞMANLARINI YAKMALARI

Kovanlarını korumak isteyen arıların düşman olarak gördüğü bir eşek arısı yaklaştığında 500 balarısı havalananıp hemen eşek arısınının etrafını sararlar. Bedenlerini hızla titreştirmeye başlarlar ve böylece vücut ısıları artar. Bu esnada eşek arısı adeta bir fırında pişiriliyormuşçasına 45 C’ye kadar ısınır ve sonunda kavrularak ölür.

ARILARIN BAL ÜRETİMİ

Arılar 1 kg. balmumu yapmak için yaklaşık olarak 22 kg. bal tüketirler. Balmumunu salgı bezlerinden küçük parçalar halinde çıkartırlar.

Bir kısmı bal olarak kullanılabilen 500 gr ham nektarı toplamak için 900 arının bir gün çalışması gerekmektedir.

450 gramlık saf balı elde edebilmek için de yaklaşık olarak 17.000 balarısının 10 milyon çiçeği dolaşması gereklidir.

ARILARIN UÇUŞ TEKNİĞİ

Arılar, kas liflerinin içinde bol miktarda bulunan "Miyofibril" denen kasılabilir özellikte yapılara sahiptirler. Son derece küçük ölçülere sahip olan bu yapılar balarısının kanatlarını saniyede 250 kere çırpmasını sağlar.

ARILARIN ULTRAVİOLE GÖRÜŞÜ

Arılar, hava bulutlu da olsa Güneş'i pusula gibi kullanabilir, bunu da güneşten gelen ultraviyole ışık dalgalarını kullanarak yaparlar. Böylece Güneşin yerini tespit ederek yönlerini bulabilirler.

 

Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.  Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)