MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANI ÖLDÜRMESİ
Müslümanın Müslümanı Öldürmesi 2. Dünya Savaşı'ndan bugüne dünya üzerinde 68 büyük katliam gerçekleşti ve yaklaşık 85 milyon kişi hayatını kaybetti. Yaşamını yitiren 85 milyon insanın 11 milyonunu Müslümanlar oluşturmaktadır. Üstelik bu çatışmalarda ölen her 10 Müslümanın 9'unun canı bir başka Müslüman tarafından alınmıştır.
Orta Doğu'nun hiçbir savaşı din temelli değildir. Ama bu savaşlar sırasında çoğu zaman dine dayalı gerekçeler koz olarak kullanılmış ve savaş ortamını tetikleyecek unsurlar devreye girmiştir. Bunlar çoğunlukla bağnazlardır.
Irak'ı işgal eden ABD'ydi. Irak halkı kuşkusuz ki bu işgalden dolayı çok yara aldı.
GEORGE W. BUSH: Sevgili vatandaşlarım, şu anda Amerika ve koalisyon güçleri Irak halkını ve dünyayı büyük bir tehditten kurtarmak için askeri bir harekat başlatmışlardır. Böylece Saddam Hüseyin'in savaş gücünü zayıflatacaktır.
AMERİKAN ASKERİ: Ne yazık ki birçok masum sivil öldü ve sanırım bunun nedeni biziz. Kımıldayan her şeye ateş ettik. Burnu kopmuş küçük kızlar vardı ve ölen karısını taşıyan kocalar. Bu tip şeyler işte. Bunlara dayanmak gerçekten zor bir şey aslında.
--Çağrılırsan Irak’a tekrar gider misin?
AMERİKAN ASKERİ: Hayır.
--Gitmez misin?
AMERİKAN ASKERİ: Hayır. Kimsenin beni başka zavallıları öldürmek için oraya tekrar yollamasına izin vermem. Özellikle de benim ve ülkem için tehdit oluşturmuyorlarsa. Bunu yapmayacağım. Evet, bunu yapmayacağım. Bunu asla yapmayacağım.
Ama işgalin ardından yaşanan iç savaşta camilerde kendini patlatanlar Müslüman intihar bombacılarıydı. Afganistan iç savaşı, ABD işgalinden yıllar önce başlamıştı. Suriye, Yemen,
Sudan, Cezayir ve Libya iç savaşlarında birbirlerine kurşun sıkanlar hep Müslümanlar oldu. Çünkü şiddet bağnaz mantığı besledi. Ona yol alacağı bir ortam hazırladı. İslam ülkelerinin çoğuna hakim olan bağnaz zihniyet uzunca bir zamandır belli kitleleri etkisi altına almış ve bir kısım Müslümanları şefkat, merhamet, sevgi ve saygı gibi temel insani değerlerden uzaklaştırmıştı. Demokrasi, insan hakları ve konuşma hürriyeti gibi modern toplumun gerekleri söz konusu kesimler için hep geri planda kalmıştı.
Irak ve Afganistan İç Savaşları'nda şehit olanların sayısı 1 milyonun çok üzerindedir. Suriye İç Savaşı'nda bu sayı 500 bine ulaşmıştır. Bu sayının 400 bini doğrudan şiddet olaylarında can verirken, 100 bini savaş ortamıyla gelen yetersiz sağlık hizmetleri eksikliği ya da salgın hastalıklar sonucunda hayatını kaybetmiştir.
Libya iç savaşında 20 binin üzerinde Müslüman can vermiştir. Yemen ise son 50 yılda ondan fazla ayaklanma ve iç savaş yaşamıştır. Bugün hala devam eden Müslümanların Müslümanlara kurşun sıktığı çatışma ortamında 200 bine yakın Müslüman can vermiştir. Bu ülkelere Somali, Nijerya, Sudan ve Pakistan'a da eklersek, dünya üzerinde devam eden büyük çaplı 11 iç savaşın 9'u İslam ülkelerindedir.
Bu iç savaşların ne zaman sona ereceği ise belli değildir. Görünen o ki her geçen yıl daha fazla Müslüman yine Müslümanlar tarafından öldürülmektedir. Katil de, maktul de, namaz kılan, Allah'a secde eden, camiye giden Müslümanlardır. Bu nifak ortamını sona erdirmek tüm dünya Müslümanların üzerine düşen önemli bir görevdir.
İslam'ın esası Müslümanların birliği üzerine nedir? Müslümanlar İslam'da, barışta, sevgide birlik olmakla yükümlüdürler. Nitekim Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Müslümanlara bir nevi vasiyet olarak bıraktığı veda hutbesinde Müslümanların birbirlerinin kardeşleri olduğunu tüm İslam alemine hatırlatmıştır.
“Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman, Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğuyla vermişse o başka.” (M6541 Müslim, Birr, 32)
Müslümanların izlemesi gereken yol da budur. Dünyanın asıl problemi şiddet bataklığı ve bunu meydana getiren ideolojilerdir. Bağnazlık, İslam'ın yanlış anlaşılmasından kaynaklanan, bir kısım Müslümanların Kuran'dan uzaklaşmasının mühim bir sonucu olarak ortaya çıkan ve hurafelerle destelen yanlış bir inanç sistemidir. Bu yanlış inanç binlerce, milyonlarca Müslümanın yaşamını yitirmesine sebep olmakta ve gitgide daha ürkütücü bir hal almaktadır.
Bunun tedavisi ise Kuran ile yapılacak akılcı bir eğitimle mümkündür. Müslüman olsun veya olmasın, radikalizme karşı mücadele etmek isteyen her kişinin izleyeceği yol ise bu olmalıdır. Zihniyeti değiştirmeyi hedeflemeyen hiçbir yöntem bu felaketin sona ermesini sağlamayacaktır.