Sayın Adnan Oktar'ın 20 Şubat 2018 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 20 Şubat 2018

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı tokadının ne olduğunu soranlara Kut-ül Amare’ye bakmaları gerektiğini söyledi. Şöyle Cumhurbaşkanımız’ın konuşması: “Birileri Osmanlı tokadının ne olduğunu soruyormuş. Bu soruyu soranlar bizim tarihçilere itibar etmezlerse batılı tarihçilerin Osmanlı tarihiyle ilgili kitaplarını okusunlar. Çanakkale’de, Kut-ül Amare’de savaşmış dedelerinden varsa onlara sorsunlar Osmanlı tokadının ne olduğunu daha da merak ediyorlarsa buyursunlar Afrin’e gelsinler. Bu tokadın hak edenden başka kimseye atılmadığını da sorup soruşturup öğrensinler” dedi.)

Kabadayı cevabı okka gibi oturtturmuş. Tam cevap işte, evet. İngiliz derin devletine oturtulan Osmanlı tokadı. Bak Çanakkale, Kut-ül Amare doğrudan İngiliz derin devleti. Ve İngiliz derin devletinin kahpeleri daha hala kahpelik peşinde, oyun peşindeler daha hala. Hayasızca, arsızca ve yüzsüzce alçakça vatan hainliği yapmakta kararlılar.

 

(“Gece taksiler bayanlar için güvenli mi?” izleyici sorusu)

Bana göre değil. Ben bütün taksicileri tenzih ederim ama adam değişik bir insan çıkabilir ben güvenemem. Özellikle sapa bir semtte oluyor evi bir yerde oluyor. Ana caddeden gitse falan yine bir derece kalabalık. Fakat karanlık bir caddeye, bir yola sapıyor, Allah esirgesin şeytan kanına girer bilmem ne olur falan. Bakıyorsun ormanlık alana doğru gitmeye başlıyor. Alkollü olabiliyor veyahut psikolojik bozukluğu olmuş oluyor. Olmaz. Ama şöyle olabilir; adama telefonu verir adını soyadını söyler, arabanın plakasını falan da verir, ilgili taksi şirketinin yöneticisiyle de konuşur. “Ben bu taksiye biniyorum bilginiz dahilinde olsun.” Tamam taksi şirketi bir güvence verir. Annesine babasına da der “ben falanca taksiye biniyorum, şahsın ismi de bu” görüntüsünü de gösterir. Açıp konuşur o da der “ben kızınızı teslim aldım götürüyorum.” Böyle bir anlaşma olması lazım. Bunun ayarlanması gerekiyor, değil mi açık? O şekilde, sık sık ailesi de onu kontrol ederek o şekilde olur. Kusura bakmasınlar biz herkese güvenemeyiz. İyi insan yüzde 99’dur ama yüzde 1 anormal insan çıkar, facia meydana geliyor. Onun için hem taksi şirketinin taksi durağındaki ilgili sorumlu kişiden güvence istensin şahısla ilgili, hem de ailesiyle de görüşüp adamın da yüzünü gösterip, adam kendi konuşsun bizzat. “Ben kızınızı teslim aldım götürüyorum şuraya götüreceğim.” Bu şekilde olur. Onun dışında benim aklıma yatmaz.

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan çocuklara yönelik istismar suçunun tüm indirimlerinin dışında tutulması gerektiğini söyledi.)

Hiçbir şey fark etmez böyle. Yani adamlar indirimi yapsa tüm indirim adam mesela ne indiriyor, müebbet alıyor, müebbedin neyini indireceksin nasıl indireceksin? Çocuğa tecavüz edip öldürüyor müebbet alıyor, neyini indireceksin bunun? İnse ne olur? İnecek bir şey yok bunda zaten müebbet. Adamı öldürsen, assan ne olur adam zaten manyak adama fark etmez ki. “As” diyor zaten “kurtulurum iyi olur” diyor. Bakın bunun çözümü Darwinist eğitimin durdurulmasıdır. Darwinist-materyalist eğitimin durdurulmasıdır, gelenekçi Ortodoks eğitimin durdurulmasıdır. Baştan çözümü budur başka türlü olmaz. Sen adama ne diyorsun? “Bu hayvan. Solucandan gelişti kurbağaya dönüştü, kurbağadan primata dönüştü, primattan maymuna dönüştü hayvan” diyorsun. Adam da “hayvana tecavüz ediyorum” diyor bu kadar. “Öldürürsen de öldür” diyor “asıyorsan da as” diyor “zaten hayvanı asacaksın” diyor “zaten öleceğim ben” diyor “zaten ahiret yok, zaten ahirette kimseye cevap vermeyeceğim öldürürsen mutlu olurum” diyor. Bunlar çözüm değil alakası yok. Adamın erkekliğini alsan işte kimyasal, adamı ne ilgilendirir? Adamı ne ilgilendirir? Adam yapmış yapacağını zaten. Neyi durduracak bu neyi halletmiş olacak? Böyle çözüm olmaz. Adama müebbet verdiğini düşün ilgilendirmez ki adamı. Zaten kendi kendini asmak istiyor adam, öyle bir derdi yok. “Keşke assanız” diyor adam. Manyağa dönmüş adam delirmiş yani. Darwinist eğitimin durdurulması lazım asıl konu o. Sen adama ne diyorsun? “Kainat tesadüfen meydana geldi” diyorsun “Allah yaratmadı” diyorsun “bir patlama sonucu, tesadüfen bir patlama oldu kainat meydana geldi, tesadüfler sonucu da hayvandan sen oluştun” diyorsun. “İlk atan mikroptu” diyorsun “mikroptan solucan oluştu, solucandan kurbağa oluştu, kurbağadan primat oluştu, primattan maymun oluştu, maymundan da sen oluştun” diyorsun. Adam diyor ki “ben yaşasam ne olur yaşamasam ne olur” diyor, kendini hayvan olarak kabul ediyor zaten. Bu eğitimin kaldırılması gerekiyor. Bu eğitimde her şey olur söyleyeyim. PKK da çıkar, komünist de çıkar, anarşist de çıkar, terörist de çıkar hepsi çıkar, her türlü tehlikeli akım çıkar. Bu eğitimin kaldırılması lazım.

 

(Sayın Devlet Bahçeli “Kadınlara el kaldırıldığı sürece ve çocuklara cinsel istismar olduğu sürece demokrasiden bahsedemeyiz” dedi. “Çocuğa sahip çıkamazsak medeniyetimizle övünmeye hakkımız kalmayacaktır. İnsanlığı çoğaltmaktan başka seçeneğimiz kalmamıştır. İman imansızlıktan, ahlak ahlaksızlıktan korkmayacaktır. Kadına el kalktığı müddetçe, çocuklarla ilgili cinsel istismar suçları duyulduğu sürece demokrasiden bahis açmak imkânsızdır” dedi.)

İşte demokrasinin işlemesi için iman hakikatleri gerekiyor, Kuran mucizeleri gerekiyor, Darwinist eğitimin durdurulması, materyalist eğitimin durdurulması gerekiyor. Yani çocuklara “Hayvandan geliyorsun, bakteriden geliyorsun, senin atan bakteri, senin atan solucan, senin atan kurbağa” dersen adam ahlaksızlığa devam edebilir, böyle bir risk var bunun durdurulması gerekiyor. Milliyetçi Hareket Partisi, AK Parti birleşsinler Darwinist eğitimi derhal durduralım derhal materyalist eğitimi durduralım. Gelenekçi Ortodoks sistemin de kadınları aşağılayan bütün hükümlerini Diyanet İşleri Başkanlığı açıklasın. “Bunlar yanlıştır” desin. Bunlar da ortadan kalksın. Yoksa bu felaket katlanarak devam eder.

 

İnsan Kendini Zorlayarak Fıtratını Bozar, Doğal Halinde İnsan Çiçek Gibi Tertemizdir. İnsan Kendisine Müdahale Ederek Ahlakını Bozuyor, Müdahale Etmezse Allah’a Çok Yakın Olur

Allah Kendine yaklaşmayı dünyanın en kolay ulaşılabilecek nimeti olarak yaratmıştır. Yani iman ve Allah’a yaklaşmak dünyadaki en kolay nimettir. Ama insanlar ne yapıyor biliyor musunuz? Direniyorlar, direniyorlar. Direnmeden dolayı oluyor. Mesela çok güzel bakar insanlar ama insanlar ahlaksızlık yapıp pis bakmaya çalışırlar. Mesela normalde insan çok vefalı ve cömerttir. Ahlaksızlık yapıp pinti ve ters olurlar. Normalde insan güzel konuşmak ister ama insanlar ahlaksızlık yapıp pis konuşurlar. Mesela insan normalde tripten nefret eder ama insanlar ahlaksızlık yapıp trip yaparlar. Yani kendini zorlar fıtratını bozar. Yoksa kendi haline bıraktığında samimi olur Müslüman hemen Allah’ı fark eder, hemen Allah’ı sever, hemen Allah’a teslim olur ve hemen doğru yola girer. Ama eğer kendini şeytana doğru eğip bükerse şeytan ona hemen şüphecilik verir. Allah’tan şüphelenir, Peygamber (sav)’den şüphelenir. İnsanlardan şüphelenir ve doğru yoldan sapar. Ondan sonra işte insanlara kin dolu olur, nefretle bakar. Münasebetsizlik yapar. Laf sokar. Nedeni de bak şüphecilik, vefasızlık, sadakatsizlik, sabırsızlık, suizan, kötü bakış açısı, kötü düşünme, karamsar düşünme, beynini berbat etme bundan kaynaklanır. Yoksa doğal halinde insan çiçek gibi hemen açar. Mesela kedide o yön ne kadar güzel değil mi? Yalanıyor falan, gayet sıhhatli ama dışardan müdahale olursa hayvan ölüyor. Çiçek kendi haline bırakırsan gayet sıhhatli oluyor ama dışardan müdahale olursa ölüyor. İnsan da öyle müdahale olmazsa çok efendidir, çok asildir, çok soyludur, Allah’ı çok sever, Allah’a çok rahat yaklaşabilir.

 

(“Cehennemlikleri Allah nasıl aşağılayacak?” izleyici sorusu)

Şimdi adamları Cenab-ı Allah’ın koyduğu yer onların rahatsız olabileceği bir yer. Ama akılsız oldukları için bunlar genellikle kaçmaya çalışacaklar. Kuran’daki ifade ile de müminler bunları koltuklarından oturdukları yerden görüyorlar. Kendilerini kurnaz zannediyorlar akılsız oldukları için çeşitli menfezlerden bir yerden bir şekilde kaçabileceğini düşünüyor. Her seferinde de oradan düşüp ya araya sıkışıp ya rezil olup ya tepetakla aşağıya inerek falan Müslümanlar bunların haline gülüyorlar. Kendini yine orada da kurnaz zannediyor. Bir de Allah bunları kör olarak hasrediyor bir kısmını çünkü diyorlar ya “mutasyonla oldu göz.” Allah da diyor ki “Mutasyonla olmuşsa öyle inanıyorsan onun gibi sana bir beden yaratayım” diyor. Mesela kafası arkaya doğru yaratıyor Allah. Yani ön tarafa doğru değil de yüzü arkaya doğru, ayette de var bu. “Mutasyonla oluyor” demiyor musun sen tamam, işte arkaya doğru kafan. Yani kolu göğsünde oluyor. Ve ondan çok rahatsız oluyorlar. Kafası arkasında olması mesela o aşağılanmış oluyor. Enaniyetine ağır geliyor. Şu ekabir tipleri bir düşünün televizyonlarda falan görüyorsunuz ya onları ne kadar kızdıracağını bir düşünün böyle bir şeyin. Bu tarz Allah aşağılıyor. Mesela yüzükoyun süründürüyor Allah. Ayağı tutmuyor mesela ayağıyla şey yapamıyor mecburen yerde gidiyor. Ama çok enaniyetli ve kibirli, bu tarzda aşağılıyor Allah.

 

(Sayın Kılıçdaroğlu grup toplantısında şunları söyledi. “Ilıcak’lar hakkında cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlaması var. Nazlı Ilıcak, Altan’lar bunlar hangi cebir ve şiddeti kullandılar. Bunların elinde benim bildiğim kadar sadece kalem var. Silah yok. Birisine saldırmadılar, öldürmediler. Karar saraydan alınan talimatla verilen bir karardır.”)

Şimdi bak burada hata yapıyorlar. Dosyayı incelesinler baksın dosya açık, dosyada hukuki bir hata varsa Yargıtay’a itiraz etsinler. Yargıtay da olmazsa Anayasa Mahkemesi’ne itiraz ederler. Anayasa Mahkemesi de olmazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne itiraz ederler. Kapalı değil. Yoksa hukuki delil ile konuşmaları lazım böyle tahmini konuşma olmaz. Baksana delilleri görebiliyorlar. Baksınlar varsa hukuki yanlış cevabı verilir. Ama hukuki yönden doğruysa tamam doğrudur o zaman. Hukuki delillere göre konuşmak gerekiyor.

 

(Saadet Partisi 2019 cumhurbaşkanı adayı belli olmadı ama Parti Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu “Bu süreç içerisinde Abdullah Gül ile birkaç kez görüştük, ihtimallerden birisidir” dedi.)

Temel Karamollaoğlu ile bir görüşelim biz. Tayyip Hoca’yı ezici olarak iktidara getirmek acayip kızdırır İngiliz derin devletini. Yani Abdullah Gül ile ikiye bölmeye kalkmak sadece zarar, boş yere, boş yere hükümetin gücünü kırmış oluruz. Hatalı olur gerek yok. Bir anlamı yok. Tayyip Hoca’ya tavırlı ise onu da konuşabiliriz. Yani niye tavırlı? Değil mi mesela ‘şu şu nedenlerden tavırlıyım’ desin. Dinleyelim, konuşalım, cevabını verelim böyle olmaz. Yani hiç konuşmadan, bağlantı kurmadan böyle ani bu tarz bir karar bu olmaz. Belli ki bir husumet oluşmuş. Bu konuyu açıklığa kavuşturalım.

 

(Sayın Kılıçdaroğlu Nazlı Ilıcak ve Altan’lara verilen ceza hakkındaki konuşmasına şöyle devam etti. “FETÖ’cü diye suçluyorlar. FETÖ’cü diye gazeteci, baklavacı, sanayici, esnaf, memur, profesör, polis buldun. Bir tane siyasi yok mu? FETÖ’nün siyasi ayağını çıkarmayanlar tarihin en şerefsiz insanlarıdır.”)

Canım siyasi ayağı da var tabii de şimdi devletin bekası mevzubahis dikkatli hareket ediyorlar. Yani yavaş yavaş hamle yapıyorlar. Zaten her şeyi yavaş yavaş yaptılar. Polisler, hakimler bir anda üstüne çökülecek gibi değil. Bir kere Türkiye'de FETÖ’ye karşı reaksiyona insanların bir kısmı daha uyanmış değil. Felaketin büyüklüğünü göremiyorlar. İngiliz derin devletinin yalakaları, satılmış köpekler birçok yeri tutmuş vaziyette. Bunların çoğu homoseksüel Allahsız, Kitapsız, dinsiz, imansız, İslam, vatan düşmanı alçaklar. Ama FETÖ bitti işte halloldu, tutuklandılar öyle bir kafa var. Yani faciaya karşı milli direncin önemini birçok kişi anlayabilmiş değil. Hafife alıyorlar olayı. Bak hükümet daha hala uğraşıyor, topluyor. Sekizer, onar, altmışar, yetmişer her yeri doldurmuş adamlar. Dolayısıyla hükümete bu konuda yardımcı olmak lazım. Onlar da bilir alıp siyasi kanadını hepsini toplar. Ama meydana gelecek reaksiyon değil mi? Hükümeti bir güçlü hale getirelim ki ondan sonra hükümet bunu yapsın. En az yüzde yetmiş, seksen bir destek olacak ki rahat hareket edebilsin hükümet. Şu an nasıl yapacak? Mesela farz edelim toplasa yirmi, otuz kişi bilinen zaten biliniyorlar. Bir de onların taraftarları var. Bunlarla uğraşmak kolay iş değil. Yani devletin akıllı hareket etmesi, hükümetin akıllı hareket etmesi gerekiyor. Devlet aklıyla hareket ettikleri için temkinli, dikkatli ilerliyorlar. Yani yüzde yetmiş desteği bir kere bir sağlayalım. Hükümetin eli bir güçlensin. Ve FETÖ'ye karşı bütün Türk gençliği çelik gibi tavır koyacak hale gelsin. Ondan sonra atak yapılabilir.

 

Bazı Kişiler Mehdi’yi Beklemek Tembelliktir Diyor. Oysa Bu Çok Yanlış Bir İnanç. Mehdi’yi Bekleyen, Onu Desteklemek, Ona Talebe Etmek İçin Müthiş Bir Gayret İçine Girer, Bütün Gücünü Kullanır

“Mehdi (as)’ı beklemek tembellik oluşturur” çok kötü bir bahane olarak kullanıyorlar onu. Çok samimiyetsiz söylüyorlar onu. Bir bahane aradılar aslında. Bu tiplerde genellikle pratik akıl o kadar pek gelişmiş olmuyor bazen öyle diyeyim. Pratik zeka da o kadar pek istenen düzeyde pek olmuyor. Bahane bulmada çok kötü ataklar yapıyorlar. Çok biçimsiz yani biraz belki düşünseler daha değişik şeyler de bulabilirler yani bahane bulabilirler. Gerçi o da münasebetsiz olur da ama en münasebetsizi bu herhalde, en kötüsü. Mehdi (as)’ı bekleyen adam nasıl tembellik yapar? Şimdi mesela Mehdi (as)’ın gelmesine bir ay kalmış. Adamın eli ayağı şaşar ya. Ona yardım edebilmek için, onu destekleyebilmek için ne yapacağını şaşırır.  Mehdi (as) kimseye evinde oturun demiyor. Talebe olması gerekiyor insanın. Talebe olması için ne yapar bir insan? Bütün gücünü kullanır, acayip şevkli olur. Peygamberimiz (sav) “Mehdi (as) ile müjdelenin” diyor. “O Kureyş’ten ve ehli beyttendir. Benim evlatlarımdandır” diyor.  Mesela Bediüzzaman Mehdi (as)’ı bekledi. “Ben Mehdi (as)’ın pişdar bir neferiyim, öncü bir askeriyim. Ona yer hazır edecek bir hizmetlisiyim” dedi. Ne yaptı? “Sadece benim görevim bu” dedi. “Benim bütün görevim Mehdi (as)’ın pişdar bir neferi olmak, öncü bir askeri, ona yer hazır edecek bir dümdarıyım” diyor. Yeri göğü birbirine kattı bütün ömrü boyunca Mehdi (as)’a hizmet edeceğim diye. Abdülkadir Geylani, Mehdi (as)’ın bekledi yeri göğü birbirine kattı. İmam-ı Rabbani bekledi yeri göğü birbirine kattı. Biz de Mehdi (as)’ı bekliyoruz. Yeri göğü birbirine katıyoruz. Nerede orada tembellik? Müthiş heyecan verir Mehdiyet. Zaten Mehdi (as)’la müjdelenmesinin sebebi o yani müminleri hareketlendirmesi.

 

Bir İnsanın Gözüne Baktığında Allah O Gözden O Kişinin Karakterini Sana Anlatır. Göz Çok Hayatidir. Güzel, Derin, Akıllı Bakışa Sahip Bir Kadın En Büyük Sükseye Sahip Olmuş Demektir

Mesela bazı göze insan bakmak istemez, bazı göze de doyasıya bakmak ister. O çok önemlidir. Yani Allah'ın gözle insanlara bir dili vardır. Bir insanın gözüne baktın mı Allah o gözden sana hitap eder. Bu insan şudur budur diye anlatmış olur Allah. O gözden bakan Allah'tır zaten. Yani her gözden Allah bakar ama o gözden öyle bir tecelli yapar ki sen onu çok beğenirsin, çok değer verirsin, çok seversin. Göz çok hayatidir o yüzden. Yani güzel bakışa, akıllı bakışa, derin bakışa sahip olan bir kadın en büyük nimete sahip olmuş demektir kadınlığı açısından en büyük sükseye sahip olmuş demektir.

 

(“Abdullah Öcalan gereken cezayı aldı mı?” izleyici sorusu)

Abdullah Öcalan tabii ki hak ettiği cezayı almadı. Yani adamın kaldığı yer ada. Orada doktorlar var, aşçılar var, muhafız birliği var. Yani adamın özel adası gibi ona ait. Hatta yemeğini önceden tadan kişi var. Özel, yemeğini önceden tadıyor yani zehir olma ihtimaline karşı eğer yanlış bilmiyorsam yemeğin tadına bakan bir kişi var önden. Yanlış biliyor da olabilirim bilmiyorum. Doktorları var. Spor yapacağı yer var. Yemekleri özel oluyor. Ada yani yaşıyor orada. Demeç veriyor. Milletvekilleri gidiyor geliyordu bir ara. Ama işte onu komünist yetiştiren zihniyeti de eleştirmiyorlar. Tamam adam komünist, Stalinist ama onu kim komünist, Stalinist yaptı onu da bir araştırsalar çok iyi olur. Yani kim Darwinist yaptı onu? Kim komünist yaptı? Ona da bir bakmak lazım.

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa Birliği'nin talepleri doğrultusunda yapılan zina düzenlemesiyle yanlış bir adım atıldığını ve bu konunun yeniden ele alınmasının çok isabetli olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hatta bu kapsamın dışında zina konusunun da yeniden ele alınmasının çok çok isabetli olacağı düşüncesindeyim. Bu çok eski bir konu. Kapsamı geniş tartışılsın. Bunlar zaten bizim daha önce yasal düzenlememiz için de vardı. Biz AB’nin talepleri vesaire doğrultusunda orada öyle bir adım attık ama yanlış yapmışız” diye konuştu.)

Zina denilen şey o değil mi? Yani evli birisinin başka bir mesela kadınsa başka bir erkekle, erkekse başka bir kadınla ilişkiye girmesi. Kadın olsun erkek olsun suç işlemiş oluyorlar evliyseler. Evet. Yani bu imanla olur. Ceza sistemiyle engelleyeceğini zannetmiyorum. Eğitimle yani Darwinist, materyalist eğitimin kaldırılması, iman hakikatlerinin anlatılması, Kuran mucizelerinin anlatılması. Allah'ın varlığının, birliğinin anlatılması, Allah'a inancın pekiştirilmesi ve güçlendirilmesiyle olur. Yoksa köşe kapmaca oynar gibi oynar adam. Zinanın da öyle tespiti kolay bir şey değil. Benim bildiğim ilişki halindeyken yakalamaları gerekiyor bayağı zor yani. Ama belki Tayyip Hocam’ın asıl amacı şu genelevlerin kapatılmasıdır onu kastediyordur oradan oraya geçecektir. Yani onu önden öyle bir geçirip konuyu oraya getirmek istiyor olabilir genelevlere getirecek konuyu. O çok muhteşem olur. Çünkü iki yüz bin kadın ya aslan gibi delikanlı kızlar bunlar yani dalyan gibi kızlar iki yüz bin. Altmış beş bin kadar da izinsiz çalışan var. İki yüz altmış beş bin kişi bak iki yüz altmış beş bin. Ve üç milyon insan bunlarla ilişkiye giriyor. Şimdi geneleve giden adamların büyük bir bölümü evli oluyor. Peki zina orada olmuş olmayacak mı? Daha önce olmuyor muydu? O da çok acayip bir şey. Mesela kadınlar genelevde kimse sormuyor “evli misin, bekar mısın?” diye. Adam istediği gibi ilişkiye giriyor orada. Evli olup olmaması sorulmuyor genelevlerde. Kimse sormuyor yani. Adam rahatça ilişkiye giriyor. Benim kanaatim Tayyip Hoca oraya getirecek genelevlere getirecek onun kaldırılmasını isteyecek. O zaman muhteşem olur.

 

(“Allah her saniyenin hesabını soracak mı?” izleyici sorusu)

Tabii Allah akıllının üstünde sonsuz akıllıdır. Tabii ki mümine öyle rahatsız olacak canını yakacak bir şey olmaz. Müminin, o tarz bir sorgulaması yok. Mümin sorgulanıyor, sadece yaptığı güzellikler soruluyor diyor ki Allah, “sen insanlara iyilik yapmışsın, güzellik yapmışsın, bütün ömrünü ibadetle taatle geçirmişsin, bu doğru mu?” Diyor. “Ya Rabbi Sen benden çok daha iyi bilirsin” diyor, yani “haşa benim ne haddime” diyor. “Beni yaratan sensin. Her şeyi bilen Sen’sin Sen” diyor, “benim haddime değil” diyor “ama ben, Sen ne dediysen yaptım Ya Rabbi” diyor, bitti bu kadar. Sorgulama budur müminin. Yani öyle şu gün, şu saniye öyle bir şey eziyet mümine öyle bir şey yok. Küfür için vardır bu. Her dakikası sorulur. Mesela müminlerin aleyhine münafıklık yapmış. Şu gün, şu saat, şu alçaklığı yaptın ve de aşağılanarak soruluyor. Şu ahlaksızlığı yaptın mı? Şu kelimeyi kullandın mı, şöyle bir kinle konuştun mu? O geçiyor, öbürüne geçiyor. O da geçiyor, öbürüne geçiyor. “Terden” diyor Peygamberimiz (sav) “ayaklarının altına kadar ıslanır sıkıntıdan” diyor. “Akar ter” diyor “artık sıkıntıdan” diyor o kadar bunalıyorlar her kelime tek tek soruluyor. Mümin için öyle bir şey yok. Olur mu mümine? Allah her saniyenin hesabını sormaz. Söylediğim gibi, ancak o münafıklar içindir.

 

(Kan ve kök hücreden yapay deri üreten buluşuyla bilim dünyasının gündemine oturan Profesör Doktor Ercüment Ovalı ödül aldı. Törende, “O gün bir çocuk evinin önünde vurulmuştu. Onu korumak için bir astsubay üzerine kapanmış ve üzerinden 41 kurşun çıkmıştı. Ödül haberini verdikten sonra, “Ben bu ödülümü, Eren Bülbül’e bu Şehit Astsubayıma ithaf ediyorum. Dolayısıyla ben Eren Bülbül’ün ailesine, o Şehit Astsubayımın ailesine ve şu anda Afrin’de olan Türk çocuklarına selam ediyorum” dedi.)

Hay aslanım be şu kabadayının şanına bak. Hazreti Ali (kv) gibi mübarek. Hz. Ali (kv)'yi de 17 yerinden yaralanmışlardı. Delikanlıya bak sen, şanı yeter ona şanı. Cennette, onunla övünecek o 41 kurşunla maşaAllah kabadayıma. Görüyor musun fedakarlığı? Can kurtarmak için canını veriyor. İşte kabadayı diye buna denir. İşte gerçek kabadayı. Bak, cenneti nasıl hak etmiş. Bak böyle bir insanı bir düşünün cennet tam hakkı değil mi? Bak, insanı sevdiği için çocuğu seviyor. Bak acıyor, onun için aziz canını veriyor. Muazzam bir olay. Allah, 41 kurşuna müsaade ediyor şanı için o da. Tebrik ediyoruz kabadayıyı, helal olsun.

 

(“Münafıklar için belki düzelir diye dua etmeli miyiz sizce?” izleyici sorusu)

Münafık düzelmez. Yani ölüye “Ya Rabbi dirilt” diye dua edersek anlamı var mı? Onun gibidir yani münafık da düzelmez. Yani adam, kin ve nefret insanı olmuş artık manyak. Ha, Mehdiyet döneminde yalakalık yaparlar. O ayrı ama yani o düzelme anlamına gelmez. Allah diyor ki, bak “70 kere” diyor, “sen onlar için tövbe dilesen de Allah onları affetmez” diyor “70 kere.” 70 değil, ister 70 bin kere tövbe et Allah onları affetmez.

 

(“Erkekler neden hep kavgaya hazır bekliyor?” izleyici sorusu)

İşte ‘erkek adam döver, hem döver, dövülür, erkeğiz’ diyor var ya şeyde. ‘Döveceğiz, dövüleceğiz’ falan diyor. Benim çocukluğumda da hep öyle duyardım. İşte kabadayılık vardır. Kabadayılık derken yani adam dövülür, kafa göz yarılır falan başkası da onu döverse onunla da iftihar ediyorlardı. Ağzı burnu patlıyordu mesela, kafasına dikiş atılıyor, onunla övünüyorlardı. Bu, pis bir kültür. Adam dövme, bir faciadır. Yani bunun eğlenilecek bir yönü yok, övünecek bir yönü de yok. Vicdansızlık, zulüm. Erkekleri teşvik ediyorlar, erkek çocuklarını. Şimdi kız çocuklarını da teşvik ediyorlar. Liselerde falan işte git saçını başını yol, kafasını gözünü yar. Televizyonlarda, internette falan görüyoruz. Tabii, kız çocukları arasında da o modayı yaymaya başladılar. Pis, ahlaksızca zulüm sistemi, zalimlik sistemi. Darwinist eğitimin sonucunda meydana gelen bir acımasız, kahpe sistem. Çünkü ne diyor Darwin; “Güçlü olan zayıfı yener, güçlü olan zayıfı yok eder.” O zaman işte bileğinin hakkıyla adamları ezmiş oluyor, işte oranın dayısı oluyor. Şunu oluyor, bunu oluyor, öyle bir kafa yayılıyor. Dolayısıyla zulüm sistemi teşvik edilmiş oluyor. Böyle şey olmaz, çok çirkin.

 

(Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani ile önümüzdeki Nisan ayında Türkiye’de toplanacaklarını belirtti.)

Çok iyi olur. Bence hiç beklemesinler, Nisanı beklemeye bile gerek yok. Hemen toplansınlar on beş gün sonra, on gün sonra toplansınlar. Neyi bekliyorlar yani? O kadar uzun sürelere gerek yok. Ve İran, Rusya, Türkiye çelik gibi tek bir kardeştir bunlar. Bir bütündür aman ha, yani hiç bekletmeye gerek yok. Suriye zaten onların sözünü hemen dinler, ne diyorlarsa yapar. Suriye onların emrinde yani.



DEVAMINI GÖSTER

Benzer Eserler

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.