Sayın Adnan Oktar'ın 12 Şubat 2018 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 12 Şubat 2018

 

(Kemal Kılıçdaroğlu “Afrin’in içine girilmesini doğru bulmuyorum” demişti. Sayın Devlet Bahçeli bu açıklamaya cevap verdi: “Kılıçdaroğlu ne derse desin Afrin’e mutlaka girilmelidir. Menbiç’te PKK-PYD durduğu müddetçe terör koridoru riski bertaraf olmayacaktır. Afrin’e girmeyeceksek Zeytin Dalı Harekatı’nı niye başlattık? Dağda taşta terörist ararken bunların şehir merkezine sığınacağını Kılıçdaroğlu bilmiyor mu? Amasız fakatsız terörle mücadeleye destek verdiğini göreniniz bulundu mu? Alın PKK’yı vurun CHP’ye” dedi.)

O aslında olur çok güzel de olur fakat şehri ablukaya almak gerekiyor. Tabii genelkurmay daha iyi bilir de. Yani tam anlamıyla çember hareketiyle ablukaya almak gerekiyor her taraftan sarmak lazım. Yani 360 dereceden sarmak gerekiyor. Ve zamanı da kullanarak yıldırarak adım adım tek tek evleri teslim almak gerekiyor. Zaten Afrin şehir merkezi terk edilirse facia, akıl almaz bir yenilgi görüntüsü olur bu. Diğer yerler için de çok kötü bir model olur. Böyle bir şeyi zaten hiç düşünemeyiz tahayyül dahi edilemez. Şehir merkezinin mutlaka alınması gerekiyor. Ama 360 derece sarmak. Zaten moral sıfıra gider, şehir zaten gitmiş oluyor. Sadece onlar orada maymun gibi ortada kalmış oluyor. Yani bir hakimiyet diye bir konu yok bitmiş, zaten moral yönden çökertir o. Çünkü onlar için bu çok aşağılayıcı. Çembere almışsın bitmiş zaten. Sadece teslim alınmaları geriye kalıyor, onda bir tek acele etmeyebiliriz. Yavaş yavaş adım adım hepsinin alınması lazım. Geri dönme diye bir şey olmaz. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu belki onu başka bir niyetle söylemiş olabilir, ilk anlamda bir zayiat olur bir şey olur gibi iyi niyetle söylemiş olabilir. Fakat meydana gelecek anlam çok feci sakın ha. Bir yere girildiğinde orayı almadan dönmek diye bir şey olmaz mutlaka alınması lazım. 360 derece sarıp sivilleri korumaya alarak özen göstererek tek tek tek her yere yani evlere, önce ilk çevre evler alınarak, sonra da gittikçe merkeze doğru yavaş yavaş ilerleyerek devam edilmesi lazım. Başka türlü olmaz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun sözü geçerli değil, iyi niyetle demiş olabilir.

 

(“İşkence gören bir insan o anda Allah’ı inkar ederse dinden çıkar mı?” izleyici sorusu)

Ayette de var, işkence altında Allah’ı haşa inkar edebilir şahıs, dini inkar edebilir. Başka dine geçtiğini söyleyebilir yani karşı tarafın istediği sözleri söyleyebilir yani bırakacaksa adam söyleyebilir, onu bağlamaz. Çünkü onun hiçbir geçerliliği yok kalpten gönülden olması çok önemli.

Bakara Suresi 225’te var. Mesela bak Nahl suresi 106’da asıl, şeytandan Allah’ sığınırım: “Kim imanından sonra Allah'a (karşı) inkara sapıp da, -kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında zorlanan hariç-” bak çok net hüküm “baskı altında zorlanan hariç inkara göğüs açarsa, işte onların üstünde Allah'tan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.” [Nahl Suresi, 106]  Yani inkara zorlandığında hiçbir şey olmaz. Mesela 100 kişi birden hepsi “biz Müslüman değiliz” derler haşa, “tamam sizin dininize döndük” derler. Kurtuldu mu “bir dakika pardon yanlışlık oldu” dersin “o öyle olmaz böyle olur” dersin. Kanunla hukukla, ilimle irfanla gereğini yaparsın.

 

(Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Zeytin Dalı Harekatı’nın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısının bin 369 olduğu bildirildi. Harekatta bugüne kadar 31 askerimiz şehit oldu, 143 askerimiz yaralandı.)

Bir kere böyle bir harekatta bu olur. 31 de olur, 331 de olur, 431 de olur yani bundan gocunmaya gerek yok. Bazı komünist gazeteler falan felaket tellallığı yapıyor. Kardeşim biz Çanakkale’de 200 bin şehit verdik 200 bin şehit kısa sürede. Bir meydan muharebesinde yüz binlerce şehit veriliyordu. Bizim öyle bir derdimiz olmaz. Vatan kutsaldır, din kutsaldır, iman kutsaldır. Allah’a, Kitap’a, dine, imana, vatana, bayrağa, devlete millete laf ettirmeyiz bu kadar açık. Yapan da olursa bin pişman ederiz. Her ne pahasına olursa olsun. Rahmetli Atatürk diyor “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır” diyor. “Satıh bütün vatan” diyor hepsi. “Her karışı vatandaşın kanıyla ıslanmadıktan sonra, her yer al kana bulanmadıktan sonra o toprak verilmez” diyor. Ha tamamını şehit etti mi buyursun hepsi onun olsun. Esad diyor ki “Türkiye’de Güneydoğu’yu almak istiyor.” Kardeşim niye bütününü almak istemiyorsun?  Bütününü al, bütün Türk milletini şehit edersin 83 milyonu al senin oldun. Ama yiyorsa tabii sıkıyorsa. Bunun dışında bir karış toprak isteme. Bak ya bütününü iste tamamını o da sıkıyorsa veyahut parça parça öyle olmaz. Ha parça ha vatanın bütünü. Ha bir karış toprak ha bin kilometre hiç fark etmez, ha 2 bin kilometre aynıdır. Bir karışla 2 bin kilometrenin hiç farkı yok ha onu istemişsin ha onu istemişsin. Aynı karşılığı alırsın. Onun için bizi hiç uğraştırmasınlar, lafı uzatmaya da gerek yok. Biz Türkiye’yi böldürtmeyiz. İngiliz derin devleti kendi korkaklığını, kendi ahmaklığını insanlarda var zannediyor. Türk milletini anlamamışlar. Ordumuz doğru yolda, şehit de veriyor olabiliriz. Bundan sonra da şehit olabilir hiç fütur verecek bir şey yok. Bu hükümeti de yıpratmaz, orduyu da yıpratmaz, devleti de, milleti de yıpratmaz hiçbir şey olmaz. Bin şehit de veririz, 2 bin şehit de veririz gerekirse, Türkiye’yi böldürmeyiz bu bilinsin.

 

(Fırat Kalkanı Harekatı’na katılan askerlerimiz teröristlerden temizlenen Cerablus’taki ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına eğitim ve giyecek yardımı yaptılar.)

Türk ordusu dünyanın hiçbir ordusu gibi değildir bu çok nettir. Dünyanın en merhametli ordusudur aksini hiç kimse ispat edemez net, yüzde yüz herkes bilir bunu. Bu meşhur bilinen bir konu. Asker hiç fütur vermesin doğru yoldalar. Bak ben çok vicdanlı bir insanım doğruya doğru, asker şu an doğru yapıyor. Yanlış bir şey olursa söyleriz. Devam, ablukaya da devam sarsınlar etrafını aslanlar ne gerekiyorsa yapılsın. İstiyorlarsa benim aslanların hepsini de alıp götürsünler, beni de götürsünler bu işi çok iyi beceririm, inşaAllah. Yani destan yazarım evvelAllah.

 

(“Afrin hakkında ne düşünüyorsunuz?” izleyici sorusu)

Afrin’in alınması gerekiyor. Fakat belki acele etmeyebiliriz çok acele etmeden sararak, sararak adım adım. O 360 derece sarma çok önemli, zaten herhalde genelkurmay bunu çok iyi bilir de ben usulen söylüyorum. Asker bu işin kitabını yazmış mükemmel bilirler. Yalnız şu tünel işi ona girsinler bence tünel işine. Alttan evlere süper olur, “merhaba biz geldik” gibisinden. Şehrin ta ortasına kadar girebilirler tünelle. Mesela şehrin meydanını alabilirler tünel kazarak, şehrin meydanı direkt orada asker birden ortaya çıkabilir hiçbir şey de yapamazlar. Çünkü evlerde şimdi bunlar köpek gibi saklanıyorlar. İt gibi titreyerek bekliyorlar. Meydanına çıksan hiçbir şey yapamaz. Bu Osmanlı savaş taktiği, kurt kapanı. İslamiyet’ten sonra hilal taktiği deniliyor, evet o olabilir. Bir de riskli bölgeleri önceden topçu ateşiyle sakinleştirmek. Mesela risk alanlarını meydanları özellikle, oraya tuzak kurmuş olabilirler. Boş meydanlar, askerin çıkarma yapabileceği, inebileceği yerler. Bilmiyorum şehrin krokisi olmadığı için bir şey diyemiyorum ama şehrin mutlaka boş bir meydanı vardır. Oranın önce topçu ateşiyle bir biftek hale getirilmesi gerekiyor. Sonra tünel kazılarak oradan, hem paraşüt indirmesi yapılır hem tünelle içeri girilebilir. Çünkü biraz uzun sürebilir o şehir savaşı olacağı için belki bir-iki ay, iki-üç ay sürebilir. Çünkü çok özenli çalışma yapması gerekiyor askerin. Tünel de çok büyük kolaylık olur.

 

(Reuters haber ajansı, Esad rejiminin başka bölgelerdeki YPG güçlerinin Afrin’e militan sevk etmesine göz yumduğunu iddia etti. Sevkiyat YPG kontrolündeki iki kantondan gerçekleşti. Habere göre, Esad rejimi Türkiye’ye karşı YPG’ye dolaylı yoldan destek oluyor. Ayrıca Esad’ın PYD’ye insani destek verdiği de iddialar arasında.)

Onu ben söyledim. Gerçi Tayyip Hocam vicdanen rahatsız oluyor bundan ama Esad’ın adamlarıyla MİT gidip konuşsun. “Bunlar alçak, kahpe bunlara yardım etmeyin, biz de bunların kafasını ezelim, bizim sizinle bir alıp-veremediğimiz yok, seçimler olur normal hükümeti kurarsınız işinize gücünüze barksınız” denebilir. Makul sevecen bir üsluba ihtiyaç var. Esad’la konuşmak şart değil ama Esad’ın adamlarıyla konuşulabilir.

 

(Diyanet’le ilgili haberlerin verildiği Dini Haber Sitesi “Diyanet İşlerinden teröre neşter” başlığıyla bir haber yaptı. Haberde, Diyanet’in terör sorunlarına yönelik bir çalışma başlattığı söyleniyor. Şu şekilde; Türkiye’nin birliğini hedef alan sorunlara el atan Diyanet, Doğu ve Güneydoğu’da teröre karşı halkı bilinçlendirecek. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde terör olaylarının dini ve ahlaki eksiklikler neticesinde ortaya çıktığı anlatılacak. Kamu kurumları ve STK’larla da çalıştaylar yapılarak oluşabilecek tehditlerin engellenmesi sağlanacak.)

Ama bak, demek ki sözüm etkili olmuş hemen akabinde, bak PKK ve terör örgütlerinin aleyhine Diyanet faaliyet yapacağını söylüyor, ilk defa oluyor tarihinde. Demek ki uyarım faydalıymış. Kızacak bir şey yok dediklerim doğru. Ben sizi mahcup etmek için söylemiyorum, küçük düşürmek için söylemiyorum ibadet olarak söylüyorum bunu Allah rızası için. Nitekim de dediğimin doğru olduğunu görmüşsünüz ki gereğini yapıyorsunuz.

 

(“Yalnızlık Allah’a mahsus mudur?” izleyici sorusu)

Allah hiçbir zaman için yalnız olmadı. Ne zaman bu sözü söyleseler ben buna hayret ediyorum. Allah ne zaman yalnız oldu? Sonsuzdan beri melekler var, sonsuzdan beri insan var. Sonsuz öncede de Allah insanı biliyor sonsuz sonrada da biliyor. Nereden çıkartılar bunu anlamadım. Yani sonsuz evvelde Allah insanı bilmiyor muydu? Biliyorsa var demektir yani. Sonsuz sonrada da bilemez diyorlarsa yine bu da küfür olur. Sonsuz sonrada da bildiğine göre her zaman Allah yalnız kalmamış.

 

(İngiltere Parlamentosu’nda PYD-PKK konusunda bir toplantı yapıldı. Avam Kamarası’nın Dışişleri Komisyonu Başkanı Tugendhat, elde edilen kanıtların PKK ve YPG arasındaki bağı ortaya çıkardığını belirtti. Ülkesinin bu konuda takındığı tavrı bir an önce netleştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Hazırladığı raporda Türkiye’nin YPG’yi bir terör örgütü olarak gördüğünü, Amerika’nınsa PYD’yi IŞİD’e karşı müttefik olarak görüp silah sağladığını söyledi. “Müttefiklerimiz bu konuda farklı görüşlere sahip. Ancak İngiltere artık pozisyonunu almalı. Şu anda bu konuda İngiltere’de tutarsızlık var” dedi.) 

Buna gülüyorlardır. Bilmiyorum demokrat takıl diye talimat da vermiş olabilirler de. Olayı baştan sona organize eden zaten İngiltere, İngiliz derin devleti. Bunun sözünü de kimse kaale almaz ayrıca. Parlamentoda PKK toplantılarını yapıyorlar beş kere ayrı ayrı. Adam buraya geldi “benim haberim yok, ne toplantısı yaptığımdan da haberim yok” diyor. Küçük erkek çocuklarıyla cinsel ilişkiyi savunan derneğin pankartıyla geziyor, iki yıldan beri her yerde propagandasını yapıyor. “Ben bu derneğin ne işe yaradığını anlamadım ben bilmiyorum” diyor “ben bilmez” diyor, turist havasında.

 

(Milat Gazetesi Yazarı Muhammed Özkılınç, kadınların çalışmasına karşı çıkan bir yazı yazdı. “Bugün kadın çalıştığı işyerlerinde tamamen erkeklerle yan yana, iç içe çalışmakta, aynı pozisyonda servislerle işyerine gitmekte, bu gidiş gelişler çoğu kere gece yarılarına kadar olmaktadır. Birçok defa tek erkekle baş başa halvet durumları yaşamaktadır. Ayrıca, kadın kendi ekonomik bağımsızlığını kazanmışsa eşine karşı itaat ve saygı olayı bitmiştir” dedi. Milat Gazetesi Yazarı Muhammed Özkılınç.)

Bunların kendi dünyaları var. Bütün Türkiye'yi de o modele oturtmak istiyorlar. Halbuki bizim gençliğimiz çok modern ve süper kaliteli, hepsi Atatürkçü aklı başında, Kuran Müslümanı gayet de aydınlar bunların dünyası ile hiç uyuşacak gibi değiller. Aralarında dağlar, boyutlar var. Boş yere uğraşıyorlar. Kendi aralarında gittikçe küçülerek yok oluyorlar. Kendi çocukları da yurt dışında okuyor birçoğu bunlarla hiçbir alakaları, hiçbir bağları olmuyor.

 

(Son derece dindar Katolik bir ülke olan İrlanda'da, 1993 yılına kadar eşcinsellik suç kabul ediliyordu. Ancak kısa sürede ciddi bir değişim oldu ve yakın zamanda, homoseksüel olan Leo Varadkar Başbakan olarak seçildi. Daha sonra İngiliz The Guardian Gazetesi şöyle yazdı: “Politikalarından nefret ediyorum ama homoseksüel birinin, İrlanda Başbakanı olmasına seviniyorum” diye başlık yaptı.)

Her yerde homoseksüelleri başbakan yapıyorlar. Ve bu gizli homoseksüel lobisi, mesela gazetecilerin çocuklarını, siyasetçilerin çocuklarını; hakimlerin, savcıların çocuklarını, onları da homoseksüel yapıyorlar ve gizli bir şantaj sistemi kuruyorlar. Büyük bir felaket.  Buna çok dikkat etmek lazım.

 

(“Huzurevleri hakkında ne düşünüyorsunuz?” izleyici sorusu)

Bir anneyi huzurevine bıraktığımızda, bırakırlarsa orada meydana gelecek psikolojik gerilim, o psikolojik ızdırap, Allah vermesin o anneyi, bir haftada, on günde bile öldürebilir. Yani eğer hassas birisiyse çöker. Anneler, babalar huzurevine bırakılmaz ama Allah esirgesin hiç kimsesi yoktur, oğlu, ecdadı hiç kimsesi yoktur; bırakılır, tamam ama herkesin, sahip çıkması lazım. Liseliler, ortaokul öğrencileri falan her akşam, mesela bir lisenin orayla anlaşması lazım. Her akşam iki öğrenci oraya gidip ahbap olması lazım. Onun bir ihtiyacı var mı, bir şey var mı, onunla sohbet edip, konuşup, onun yanında, onun gönlünü almaları lazım. Bu, zor bir şey değil. Onu paylaşmaları lazım, oradaki insanları, liselerin. Her lise öğrencisine, zimmetlenmesi lazım o annelerin, babaların. Değil mi ya? Mesela o eve gidiyor huzurevine, ne yapacak? Oraya sandalyesini koyar, yanına oturur. “Ne yapıyorsun? Nasılsın iyi misin? Ben, senin evladınım. Telefon numaram bu, beni ara, her zaman yanındayım.” Gider, ertesi gün başka iki öğrenci gelir, gider; başka gün, iki başka öğrenci gelir. Öğrenciler, nöbetleşe o evlerde o annelere, babalara; yalnız olan annelere, babalara sahip çıksınlar. Özellikle liseler, lise 1, lise 2 ve lise 3. Rahatça olur, gayet de güzel olur. Devletin kontrolünde zaten değil mi? Koltuk atacak yanına, yemek yerken yanında beraber yemek yerler. Gönlünü alır. O, onları açar, rahatlatır. Dostun olmaması, ahbabın olmaması bir insanı çökertir. O yüzden ben huzurevlerini kabul etmiyorum. O şekliyle kabul etmiyorum. Ama ziyaret edilerek, sevilerek olur.

 

Sevgi Cimrisi Hasis İnsanlar İltifat Etmeyi, Güzel Söz Söylemeyi Bilmezler. Allah, Sevgiyi ve Güzelliği Allah’ı Sevenlere Verir

Sevgisiz olunca, merhametsiz olunca takdir etmeyi karşı tarafa bir gereksiz ihsanda bulunma gibi görüyor. Takdir etmeyince de karda olduğunu düşünüyor. O da hasutluğundan, cimriliğinden ve pintiliğinden. Sevgi cimrisi bunlar, sevgi pintisi. Sevgiyi dağıtamıyor, iltifatı dağıtamıyor pinti, cimri yani. Hasis, sevgiyi dağıtacak gücü yok. Sevgi fakiri yani hastalanmış, Allah aklını almış. O yüzden böyle rezil oluyorlar. Onların zaten bir faydası olsa, bir güzelliği olsa Allah onlardan onu südur ettirirdi. Demek ki pisler ki Allah onların içinde sadece pisliği tutuyor, sevgiyi ve güzelliği başka Allah'ı sevenlere veriyor. Allah seni cennette bana kardeş etsin çok nurlu güzel bir insansın maşaAllah. Elin yüzün nur gibi. Tesettürün için de tebrik ediyorum maşaAllah diyorum.

 

Mehdi (as) Hakkında Hadis Açıklamaları

İmam-ı Rabbani diyor ki: “Geleceği Allah tarafından söz verilen İmam Mehdi velilik olgunluğunu tam alır.” Tam yani ekmeli velayet, en yüksek velayet mertebesine çıkar. “Bu yüce yol üzerine gelir” velayet yolu üzerine gelir “ve bu yüce silsileyi tamamlar. Çünkü bütün velilik bağlılıkları bu yüce bağlılığın altında bulunur” yani bütün gelmiş geçmiş bütün veliler Mehdi’nin velayet bağının altında bulunur diyor. En yüksek velidir diyor. “Çünkü bütün velilik bağlılıkları bu yüce bağlılığın altında bulunur.” (İmam-ı Rabbani, Serhendi, Mektubat 251- 1. Cilt. 550. Sayfa)

“Mehdi maneviyatı manası büyüktür onunla İslam’a ve Müslümanlara büyük güç gelir” diyor İmam-ı Rabbani. “Onun veliliğinin de de açık ve gizli büyük etkileri vardır.” Bak “Onun veliliğinin de” velayet mertebeliğinin de “açık ve gizli büyük etkileri vardır.” Bak açık etkisi var bir de gizli etkileri vardır. “Çok olağanüstü durumların sahibi olur” Mehdi, “onun zamanında” Mehdi (as)’nin zamanında “hayret veren durumlar ortaya çıkar.” (Mektubat 381 2. Cilt 1169)

“Mehdi saf İslam ilkeleri üzerine yeni düşünce oluşturur ve halkın anlayışını değiştirir. İlimde ve siyasette güçlü bir harekete girişir. Cahiliye onu parçalamak üzere bütün gücünü bir araya toplar.” Cahiliye yani münafıklar, iti kopuğu, sırtlanı, çiyanı, homosu hepsi birleşirler diyor. “Cahiliye onu parçalamak üzere bütün gücünü bir araya toplar ama sonunda cahiliye yenilir ve güçlü bir İslam Birliği kurulur.” Kim diyor bunu? Mevdudi diyor. Büyük İslam alimi Mevdudi. (İslam’da İhya Hareketleri sayfa 47-48)

Yine Mevdudi diyor ki, büyük İslam Alimi Mevdudi; “Mehdi zamanının en iyi komutanı ve önderidir. Çağının bütün gerçeklerini bilir.” Biliyorsunuz Mevdudi çok ünlü bir alim. “Çağının bütün gerçeklerini bilir, tam bir yönetici yeteneğine sahiptir. Ona ilk karşı çıkanlar çağının yeniliklerine ayak uyduramayan gelenekçi alimler sınıfından sufi takımından başkası olmaz.” Gelenekçi Ortodoks Müslümanlar ona karşı çıkarlar diyor bir kısmı. Ve sufiler, bazı tarikat ehli kişiler ona karşı çıkarlar diyor. Yani tarikat ehli olan bazı kişiler. Kim diyor? Mevdudi, İslam’da İhya Hareketleri sayfa 52-55. 

“Ey Ebu Hureyre” diyor Peygamberiz (sav)  “Bu Mehdi cemaati zor ve güçlü bir yola girerek peygamberlerin derecesine kavuşurlar.” Hureyre’ye diyor Peygamberimiz (sav). “Allah kendilerini doyurduktan sonra açlığı, giydirdikten sonra çıplaklığı, içirdikten sonra susuzluğu tercih ederler. Allah’ın Katındakine ümitlerini bağlayıp bunları terk ederler” dünyayı terk ederler. “Hesabından korku duyarak helali dahi dikkatli kullanırlar. Dünyaya sadece bedenleri ile ilgi gösterirler. Onun herhangi bir şeyi ile bile iştigal de etmezler. Onlar Rablerine olan itaatleri karşılığında melekler ve peygamberler dahi hayrete düşerler” diyor. “Ne mutlu Mehdi talebelerine, ne mutlu Mehdi talebelerine Allah’ın onlarla aramı birleştirmesini ne kadar çok isterdim” diyor Resulullah (sav). Bak nasıl imreniyor Peygamberimiz (sav). El-Vesaya li-İbnü'l-Arabi, Halet Ef. no:198/2, 486-a yaprağında var.

 

(Sabah’tan Metin Altınok RTÜK’le ilgili şöyle bir yazı yazdı; “Lafı dolandırmadan söyleyeceğim, bu zamanda eski çağa ait bir kurumun interneti düzenlemesi ya da denetlemesi düşünülemez. Kaldı ki özel ağ sistemlerinin birinin bin para olduğu düşünce zaten RTÜK istese de bunu yapamaz. Ayrıca hukuk sistemimizde hangi içeriğin suç, hangisinin serbest olduğuna karar verecek mekanizmalar da zaten mevcut. Tarihi filmlerde bile ne içilip, ne yenildiğini denetleme hakkını kendisinde bulan bu kurum illa olacaksa işi belli; lisans haklarını vesaire düzenlemek denetlemek, o kadar” dedi.)   

RTÜK yeni yeni hamleler yapmasın bence de o doğru söylüyor. Türkiye bir garip görünecek yani çok çok garip görünecek. İnternet, televizyonlar her şey çok kontrollü zapturapt altında gibi görünecek. Bence abartmaya gerek yok yani makul bir özgürlük olmasında fayda var. Avrupa tipi bir özgürlük şart. Biz kendimize has özel bir yöntem geliştirmeyelim bence.

 

(ABD Başkanı Donald Trump’ın oğlu Donald Trump Junior’un eşi Vanessa Trump, Trump Junior adına gönderilen bir mektubun içindeki beyaz tozun etkisiyle hastaneye kaldırıldı. Trump Junior’un karısının mektubu yerel saatle 10’da açtığı kaydediliyor. Mektubun içindeki tozunsa ne olduğuna dair henüz bir açıklama yapılmazken polisin olaya ilişkin soruşturma başlattığı kaydedildi.) 

İşte o da İngiliz derin devletinin gözdağı vermesi. Bunun boyutları daha da artacaktır. İftiralar, hakaretler, rezillikler peş peşe gelir. İngiliz derin devletinin kepazelik yöntemlerinden biri de bu. Bu İngiliz derin devleti bayağı daraldı peş peşe peş peşe bir hareketlenme var bugünlerde Allah hayra yazsın. O nasıl daraldıklarına dair bütün yazıları bir araya getirip okursanız…

 

(“İnsanlarda utangaçlık huyu neden var?” izleyici sorusu)

O, çocukluktan öğretiliyor. Bir kısım utanma faydalı tabii güzel, mesela bir genç kızın utanması, bir şey söylediğinde kıpkırmızı olması falan çok güzel. Haya, imandandır derler. Haya, güzel bir şey de ama meşru helal olan bir şeyde utanma o işte facia. O çok kötü. O şeytandan, onu irade kullanıp yenmek lazım.

 

(Diyanet 2018 programını açıkladı. Programa göre Diyanet yeni tefsirle birlikte TV ve Radyo yayınlarına 7 milyon TL bütçe ayırdı. Yeni hazırlanacak Kuran tefsiri için de 1 milyon TL’lik bütçe ayırdı. Programa göre Kuran-ı Kerim’in gençlerce daha iyi anlaşılabilmesi için günümüz Türkçesiyle meali yazılacak.)

Bak güzel. İman hakikatleri anlatsınlar, Kuran mucizeleri anlatsınlar, homoseksüelliğin çirkinliğini anlatsınlar, yanlışlığını anlatsınlar. PKK’yı bütün rezillikleriyle filmlerle belgelerle detaylı anlatsınlar. Komünist tehlikenin Türkiye için ne kadar riskli olduğunu anlatsınlar. Darwinizm’in ne kadar yanlış olduğunu, materyalizmin ne kadar yanlış olduğunu, Allah’ın varlığını birliğini delilleriyle anlatsınlar.

 

(“İnsanlar neden kılık kıyafetine önem vermiyor?” izleyici sorusu)

Aslında inançtan kaynaklanıyor. Adam, “güzel giyinsem ne olur, beğenilsem ne olur beğenilmesem ne olur, zaten sevilmiyorum, zaten sevilecek kimse yok” şevk yok. Yoksa bu şekilde olmaz. Mesela 60’larda falan öyle değildi insanlar. Sevmeyi sevilmeyi beğenilmeyi biliyorlardı ve çok şık güzel giyiniyorlardı. Ama sonra sevmek ve sevilmek ortadan kalkınca, deccal bunu ortadan kaldırınca genç kızlar, delikanlılar için de artık beğenilmenin bir anlamı kalmadı. Şık giyinme değil artık işlevsel giyinme esas oldu. Sadece ihtiyacı kadar giyiniyor o kadar. Yoksa zenginlerde de görüyoruz, saçını üç numaraya tıraş ediyor, bir tişört giyiyor, kısa bir şort giyiyor ayağında lastik ayakkabı sokağa çıkıyor. Öyle bir konusu yok. “Beni kim beğenecek?” diyor “ben kimi beğeneceğim?” diyor. Sevgi kalkınca böyle felaket olur. Onun için sevgiyi yaymaya süratle devam ediyoruz. Bu belayı sürekli tamir ediyoruz şu an.

 

(“Münafıkla müşrik arasındaki fark nedir?” izleyici sorusu)

Münafık Müslümanların içerisinde yetişir, her türlü bilgiyi edinir. Ve bunu Müslümanların aleyhine küfürle ve müşriklere ittifak ederek ömrü boyunca kullanmak ister. Böylece Müslümanlara karşı bir mücadele verdiğini düşünür. Müşrikse Allah’ın gücünü kabul etmekle beraber Allah’ın dışında da güçler kabul eder yani Allah gibi güçler olduğuna inanır. Buna da müşrik deniyor. Mesela ilacın Allah gibi güçlü olduğuna inanır. Mesela küçük bir ilaç diyor ki “bu baş ağrısını geçirir.” Allah mı geçirir bu mu? “Yok bu geçirir” diyor. “Allah’ın gücüne gerek yok burada” diyor. Bu şirktir, bunun gibi.



DEVAMINI GÖSTER

iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.com
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
CAMİAMIZA YÖNELTİLEN CİNSELLİK KONULU İFTİRALAR TÜMÜYLE UYDURMA VE GERÇEK...
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
FİŞLEME SAFSATASI
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.